Bir girişimin en derin rehberi, kurucusunun kendine dürüstçe baktığı anlardır.

Hiçbir yolculuk düz bir çizgide ilerlemez.
Girişimcilik de öyledir.
Sunumlar, stratejiler, vizyon panoları bir süre sonra tozlanabilir.
Ama hatalar…
Onlar hafızaya kazınır.
Çünkü en kalıcı öğrenme, yaşanarak edinilendir.

Bir girişimciyle çalışmıştım.
İlk yıl sonunda şunu fark etti:
Ekibini seçerken sadece CV’lere bakmıştı.
Yetkinlik vardı ama uyum yoktu.
Proje sarktı, ekip dağıldı, yatırımcılar gerildi.

Ama o, suçu dağıtmadı.
Kendine döndü.
Bir defter açtı ve şöyle yazdı:
“Neyi fark etmeden yaptım? Bu tabloya ben nasıl katkı sundum?”

Hatalarını yazdı. Yargılamadan. Savunmadan.
Sahiplenerek.

Aylar sonra yeni bir ekip kurdu.
Bu kez yetkinlikten önce niyete, bilgi birikiminden önce değerlere, güvene ve birlikte üretme isteğine baktı.
Ve şöyle dedi:
“Bu şirketin ilk ve en dürüst danışmanı, kendi hatalarımdı.”

Çünkü farkında olan lider, her hatayı gelişim için bir durak olarak görür.
Ve her durak, derinleşme fırsatıdır.

Unutma:
Hata yapmak insani;
Sahiplenmek ise dönüşümün ta kendisidir.

Kendine dürüst olabilen bir kurucu, yalnızca girişimini değil;
Kendisini de büyütür.

Bir Girişimcinin En Derin Rehberi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir